Kişisel Gelişimin 5 Şeysi

5 şeysi diye giriş yaptım ama 5 tane bulamayacağım sanırım uyumadan önceki bir kaç dakikada 🙂

Eskiden, 90’larda 10-15 tane kişisel gelişim kitabı vardı Türkçe. Çok da ilginç kitaplardı doğrusu ama bize çakra-şakra travmasını yaşatanlar da o kitaplardı. Sanskritçe’den İngilizce’ye ya da Çince’den İngilizce’ye ve ardından Türkçe’ye tercüme zorlu bir uğraş sinsilesi… Dikkate ettim de Ender Saraç hala -şakra – ve gülmeyin belki de doğrusu odur. 🙂  Boş verin…

Şimdi artık, on binlerce kitap, yüz binlerce video, binlerce eğitim ve bir sürü Starbucks’ın GRANDE ayarında üstat ve onlardan sayıca az da olsa gerçek REHBER var. Peki özeti be bu kişisel gelişim olayının 4-5 cümleyle:

-Kendini bil. Aman ne kadar da kolay. (Aslında kolay. 🙂  ) Ne kadar inanılmaz bir hediye, bir lütuf olduğunu fark ettiğin anda aynı zamanda küçük bir uyaranla tüm insanlık ya da kendini tercih etme konusunda ne fikirde olacağını bil. 🙂

-Fark et, Kabul et, Devam et. Olanı fark et. Neden olduğunu yani neden seni mutlu ya da rahatsız ettiğini fark et. Seni rahtsız eden davranışın bir ölçekte senin de yaptığın bir davranış olduğunu yani en kınadağından bir anlamda farkın olmadığını kabul et. Edebilirsen de devam et. 🙂

-Anda kal… Oldu canım. Bu en bilindik kavram isimlerinden olup da benim bilip anladığım ama 23 sene civarında idrak edebildiğim MEDİTASYON ile de ilintili. Yapmakda olduğun her ne varsa, sadece onu yapmayı beceriyorsan,  yani aynı anda bir başka duygu ya da düşünce içinde değilsen olduğun anda olabilirsin ancak. Meditasyon bir konsantrasyonsuzluk halidir ve bir anda kalma çalışmasıdır. Bunu anlatmak, biraz daha uzun bir pasaj gerekir ama yatmadan yazıyı tamamlamak için geçiyorum

-Yaratım – çekim  gücü. Hepimizin güçlü bir çekim gücümüz var. Kimilerine göre ne kadar çok çekimimiz varsa onların istekleri öncelikli. Ben böyle düşünmüyorum… Evrene mesaj yollama konusundaydık, geri dönelim. Bir mesaj yolladık, bir  daha yollayalım. Şimdi de sarı mum yakıp yollayalım. Hadi biraz da o müziklerle ve ada çayıyla baskı yapalım…. Siz güvenmediğiniz birine 100 lira borç verenlerden misiniz? Sanmam. Evren sizin kendine güvenmediğini biliyorsa neden size versin. Verse bile siz zaten o vermedi ben böyle yaptım aldım vs demez miydiniz? Özet: Mesajı yolla üsteleme, bi rahat bırak. O garibinde işi var, gücü var, okuyacak çok mesajı var. Belki senden hızlı okuyor ama senin için de vereceği cevabı anlayacağın doğru bir zaman var. Kasma yani.   🙂

Sevmek ve Tersi

“Sevmenin tersi nefret midir?” diye düşünsek ya da sorsak kolay cevap en çok oyu alır. Nefret sevmenin tersi değildir aslında. Nefret yoğun bir duygudur ve aslında çaba gerektirecek kadar önemsenen durumlarda ortaya çıkar. Yani birinden nefret etmek onun varlığını önemsemeyi gerektirir. Sevgi ise çok çabasız ve doğal olarak var olmuştur…

Sevginin zıddı olan duygu nefret değil korkudur. Korkular arttıkça sevgi azalır. O yüzden çocukken her şeyi sevebilen ve her korku öğrendiğinde sevgisi azalan bireyleriz. Böcekleri bile severdik bir zamanlar hatta onlarla konuşmaz mıydık? Sonra onların; “pis olduğu zararlı olduğunu.!?” öğrendik sanırım… Ama esas söylemek istediğim bu değil. Tersinden düşünmek daha anlamlı geliyor bana. En nemrut kabul edilen, en anlaşılması zor insanların bile bir çoğunun, çocukları sevdiğine ve çocuklara sevgi ile yaklaşabildini biliyoruz değil mi? “Kimselere pek de yakın olmayan bilemem kim amca-teyze çocukları çok severdi.”

Bunun böyle olma sebebi acaba çocuklardan yetişkinlerden korktuğu kadar korkmuyor olması olabilir mi? Çocuğu tehdit olarak görmeyenlerin korkuları azalınca sevgileri çoğalıyor ve ortaya çıkan sevgi karşılık buldukça daha da mı artıyor acaba?

Olabilir mi? Olabilir. Aklımdayken kenara koyayım dedim, belki ilerde işime yarar. 🙂

Al Biraz da Sen Meditasyon Yap :)

Peki, doğru şeyedilişi ile “pek iyi”..
Bugüne kadar bir sürü meditasyon, dilek, büyü benzeri uygulama ile karşılaştın. Şimdi onlardan daha kolay ama daha etki bir yöntem denemeye hazır hale geldin mi?
defalarca niyet et ve o mumu yak dediler sana. Sonra o element dönüştürsün partikülleri. Şimdi bir başka aşama. Bir niyetle yani mesela bir büyük para ya da aşkının sana dönmesi niyetiyle yak mumu. Yine alevi sarı-mavi ve kırmızı olsun. Bu sefer de bak ona. Arada niyetini hatırla ve sadece bak ona. Bakabildiğin en kısa süre 3-5 dk olsun ama hiç bir şey hissetmeden veya düşünmeden bak muma. Bir şey düşünmeden bakmak çok mu zor? Düşünmek mi yoksa hissetmek yani hissetmemek mi? Hiç bir şey istemeden ama ilk niyeti de hatırlıyorken muma bakmak çok mu zor? Karışmadık değil mi? Özet; niyetle mum yakmak ve sadece, yani düşünmeden ve istemeden muma bakabilmek. 🙂 Alevin dönüştürücülüğünde ve an içinde olmak. 🙂

Konstrasyon, Kontamplasyon

Konsantrasyon, kontamplasyon ve meditasyon nedir sorusunun yanıtını aldığım da bir kitaptan sadece 2 ya da 3 sayfa okumuştum. Hepsinin anlatımı toplam 1000 kelime bile değildi. O zaman anlama kapasitem daha iyi olduğundan ilk okumada ANLAMIŞTIM. Tabii o zaman -anlamak- ve -idrak- etmek arasında fark olduğunu henüz anlamamıştım… Sonra aradan 20 küsür yıl geçinde meditasyonu idrak ettim.

Devamını Oku